Aşkın rengi

Şehrin uzun süredir görmediği bir şiddetle yağıyordu yağmur.

Dakikalardır tabağındaki hiçbir şeye dokunmuyordu adam. İştahı yok gibiydi. Bir zamanlar cilveli kahkahaların, şen hikayelerin yankılandığı bu odada, çok tanıdık ama bir o kadar yabancı bu kadınla aralarına çökmüş olan sessizliği kabullenmek güçtü.

Kadınsa kadehinden sık sık aldığı yudumlardan vakti kaldıkça, neredeyse histerik bir şekilde kolyesiyle oynuyor, sırf konuşmuş olmak için yapmacık bir neşe ile son görüşmelerinden bu yana hayatında neler olduğunu anlatıyordu zamanla yarışırcasına hızlı bir şekilde.

Adam onu can kulağıyla dinlemek istiyor, ama yapamıyordu. Birazdan söyleceği şeyi, onu kırmadan nasıl söyleyebileceğini düşünüp duruyor, çıkar yol bulamıyordu. Bir an için gözlerini kapadı, ona aşık olduğunu ilk anladığı günü hatırlar gibi oldu. Tüm sadeliğinin içinde saklı iddiası, ve dünyaya sessizce başkaldıran yeşil gözleri ile bambaşka bir kadındı gözünün önüne gelen.

“İyi misin? Şarabı fazla kaçırdık galiba biraz.”

Kadının sesi ile açtı gözlerini. Başını salladı, kısık gözlerle gülümsedi ki okuyamasın içinden geçenleri. Biraz vakit kazanmak, biraz da ortamı yumuşatmak için ayağa kalktı, kapının hemen yanında duran pikaptan medet umuyordu.  Popüler bir aşk filminin ardından ederinin 5 katı para ödemişlerdi bu alete, ve kadın inanılmaz mutlu olmuş, birlikte kuracakları hayatın ilk adımını attıklarını söylemişti günlerce.

Böylece uzun süre durdular. Çalan şarkılardan mı, kafasını patlatmak üzere olan düşüncelerden mi bilinmez, ne kadar sürenin geçmiş olduğunu, veya kadının bu sürede konuşmaya devam edip etmediğini farketmemişti adam. Bu yabancılık dayanılır gibi değildi artık. Tüm cesaretini toplayarak, gecenin başından beri söylemek istediklerini söylemeye karar verdi. Gözlerinde şehrin tüm bulutları, derin bir nefes aldı ve hafifçe eline dokundu kadının. Kolay olmayacaktı, ancak ya şimdi konuşacak, ya da sonsuza kadar suscaktı biliyordu. Yavaşça yutkundu, kadının merak dolu gözlerinin içine baktı. Saatlerdir söylemek isteyip de yutmuş olduğu kelimeler, kararlı bir ses ile döküldüler dudaklarından:

“Dişinde yeşil bir şey var…”

Post to Twitter Post to Delicious Post to Digg Post to Facebook Post to MySpace Post to StumbleUpon

Yorum Yapmaya Useniyor musun? Al o zaman!

1 Yaziyi Ne Kadar Begendin? Oyla!!

3 Fikriyat bu konu icin “Aşkın rengi”

  1. [...] Biraz reklam yapalım; Altantois’in Maden ve Scarlet Hanım’ın Aşkın Rengi yazılarını okudunuz [...]

  2. sametofit sametofit diyor ki:

    “kısık gözlerle gülümsedi ki okuyamasın içinden geçenleri.”
    ultrasonik olmuş scarlet haanım! hanım hanııııııııımmmm dedim ellerimi belime koyarak ve gerdan kırarak.

  3. altantois altantois diyor ki:

    En sonusunda ortaklar canlandı yahu. Ellerine sağlık hanım ortak. Yazının sonunda böylesine cins bişey geleceğini tahmin etmiştim emme bu aklıma gelmediydi. Ben bide alternatif son düşündüm.

    “…Saatlerdir söylemek isteyip de yutmuş olduğu kelimeler, kararlı bir ses ile döküldüler dudaklarından:

    “Ben Facebook hesabımı kapatıcam…” “

Fikriyat Bildir